Güneş
ve Ultraviyole
Güneş
ışınlarına sürekli veya aralıklı olarak maruz kalan insanlarda U.V.
ışınlarının da zararlı etkilerini görmek mümkündür. Güneş
ışınlarıyla cilt kanserlerininin ilişkisi bilinmektedir.Cilt
kanserleri büyük çoğunlukla baş, boyun, kollar ve eller gibi güneşe
maruz kalan yerlerde görülürler.
Güneş ışınlarının dalga boylarıyla ilgili bir teori vardır. Kısa
dalga boyları, daha çok enerji taşır ve uzun dalga boylarından daha
çok hücre hasarı yaparlar. Yayılan ışının yaklaşık üçte biri dünya
yüzeyine ulaşmadan önce yansıtılır, dağılır ve atmosfer tarafından
absorbe edilir. Üçte ikisi ise yerküre üzerine yayılır. Güneş
ışınlarının % 40' ı infrared spektrumdur ki güneşin ısıtıcı etkisi
buradan gelir.% 50' si gözle görülebilen ışıktır ki reklerin farklı
olarak algılanabilmesini sağlar. Geriye kalan % 10' u ise
ultraviyole ışınlarıdır ki plastik cerrahları ilgilendiren kısım
budur.
Ultraviyole ışınları da kendi arasında farklı dalga boylarına sahip
gruplardan oluşur:
1. UVA: 320-400 nm dalga boylarında,
2. UVB: 280-320 nm dalga boylarında,
3. UVC: 280 nm ' den daha az dalga boyundadır.
Ultraviyole ışınlarının % 99' u UVA ' dır. Bu spektrum cildin
rengini koyulaştıran pigment miktarını arttırır, pigment yapımını
saglayan melanosit denen hücreleri arttırır ve bronzlaşmayı sağlar.
% 1'i UVB' dir, UVA ile benzer etkiler yapar. Bu fraksiyon cildin
erken yaşlanmasında ve deri kanseri oluşumunda en önemli faktördür.
Hemen hemen % 1' ini oluşturan UVC' nin de cilt kanseri yapıcı
özelliği vardır. Ozon tabakası UVC ışınlarını tama yakın süzmekle
beraber UVA ışınlarını çok az süzer, UVB ışınlarına da hemen hemen
hiç etkisi yoktur.Cilt kanserlerinde en önemli rolü de UVB ışınları
oynarlar.Son zamanlarda ozon tabakasındaki incelme ve delikler cilt
kanseri oluşum sıklığını hayli arttırmıştır. UVC ameliyathanelerde
kullanılan soğuk ışık kaynaklarından da yayılır.Solaryumların son
zamanlarda popüler olmasıyla da cilt kanseri sıklığında artış
meydana gelmiştir.
Sayfa
1 -
2
 |