Kuduz, merkezi sinir sistemine özgül nörotrop bir
virüs tarafından meydana getirilen akut, infeksiyöz bir ensefalittir.
Genellikle kuduza yakalanmış bir hayvanın ısırmasıyla insanlara
bulaşır ve daima ölümle sonuçlanır. Hastalığın insanlara
bulaşmasındaki en önemli kaynak, evcil hayvanlar ve özellikle
köpeklerdir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde insan kuduzu
olgularının % 90’dan fazlasından köpekler sorumlu tutulmaktadır. Dünya
Sağlık Örgütü, kuduz hayvanın salgısında semptomların ortaya
çıkmasından 10 gün öncesine kadar virüsün bulunabileceğini kabul
etmektedir. Bu nedenle uluslararası bir kaide olarak insanı ısıran bir
hayvan 10 gün süre ile gözlem altında tutulmaktadır. Eğer hayvan kuduz
ise, bu süre içinde ölmektedir.
Kuduz virüsünün temel özelliği sinir hücrelerine
yerleşmesidir (nörotrop). İnfeksiyon hemen daima, sinir sisteminde
sınırlı kalır.
Klinik bulgular:
Kuduz virüsü ile temastan sonra hastalığın ortaya çıkışına kadar geçen
süre genellikle 3-8 haftadır. Nadir olmakla birlikte dört gün kadar
kısa olabileceği gibi, birkaç yıla kadar uzayabilir.
Hastalığın ilk bulguları kırıklık, halsizlik, ateş,
yorgunluk, baş ağrısı gibi üst solunum yolu infeksiyonu bulguları veya
iştahsızlık, karın ağrısı, bulantı, kusma gibi sindirim sistemine ait
bulgulardır. Hastaların yarısında ısırık yerinde ağrı ve uyuşma hissi
vardır. Bu yakınmalar 2-10 gün sürer. Ardından hasta nörolojik
bulgularla seyreden bir döneme girer. Hiperaktivite, sinirlilik,
huzursuzluk, davranış bozuklukları ortaya çıkar. İstemsiz kasılmalar,
konvülziyonlar görülebilir. Yutkunma, ağıza su alma, hatta su sesi
bile refleks olarak kasılma nöbetleri uyandırabilir. Kuduz için
karakteristik olan bu bulguya su korkusu (hidrofobi) denir. Işığa
karşı hassasiyet, hava akımına karşı hassasiyet de olabilir. Spazm
nöbetleri zamanla artan hasta, 2-7 gün içinde koma evresine girerek
kısa bir süre sonra kaybedilir.
Sayfa
1 -
2 -
3
