Kornea, gözün
en ön kısmında bulunan saydam dokudur ve gözün en önemli kırıcı
merceğidir. Korneanın saydamlığı birçok hastalık tarafından
bozulabilir. Bu hastalıklar doğuştan, genetik kökenli veya mikrobik
olabilir. Keratokonus gibi bazı hastalıklar ise korneanın şeklini
değiştirirler. Bu hastalıkların tamamında korneanın saydamlığı kalıcı
olarak bozulur ve hastanın tekrar görmesini sağlamak amacı ile ölen
bir kişinin gözünden alınan kornea dokusu ile değiştirilir.
Gözü bir saat
gibi düşünürsek, saatin camının (göz korneası) değiştirilmesi işlemi
gibidir. Değiştirilen saydam kornea dokusu düğme biçiminde ölü gözü
korneasından temin edilir. Bu kısmın büyüklüğü ancak bir mercimek
tanesinin çapı kadardır.
Son yılların
teknolojik gelişmeleri bu ameliyatı en başarılı organ nakli ameliyatı
haline getirmiştir. Tarihçesi 19. yüzyılın sonlarına dek giden kornea
nakli, A.B.D'de yılda 40.000'in üzerinde gerçekleşmekte iken,
ülkemizde bu sayı yılda yaklaşık 1.500 kadardır. Türkiye'de kornea
teminindeki güçlükler, binlerce insanın ameliyat için sırada
beklemesine neden olmaktadır. Bununla birlikte kornea bankaları ve
nakiller hakkında bakanlığın hazırladığı yeni yönetmelik bu sorunu
çözecek niteliktedir.
Nakil işlemi,
göz yapısının sağlam olduğu ancak kornea dokusunda bulanıklık, leke ve
düzensizlik olan gözlere uygulanır. Korneadaki leke, estetik veya
görmeyi sağlamak üzere optik amaçlı olarak ameliyatla saydam kornea
ile değiştirilir. Korneanın inceldiği, düzensizleştiği, bombeliğinin
bozulduğu hastalarda da kornea nakli yapılmaktadır. Ameliyatın faydalı
olup olmayacağı göz doktorunun muayenesi sonucunda belirlenir.
Ameliyat sonrası dikkatli takip ve bakım gereklidir. Aksi taktirde
nakledilen kornea dokusu reddedilebilir.
Sayfa
1 -
2