Mikroorganizma adı verilen gözle görülmeyen küçük canlıların çeşitli
yollardan vucuda girip, kemiklere yerleşerek burada çoğulmaları sonucu
iltihablanma dediğimiz hastalık ortala çıkar.Kemiğin iltihablanması
sakatlayıcı bir durumdur önlenmesi ve zamanında tedavi edilmesi
önemlidir.
Mikroorganizma kemiğe iki yoldan ulaşır. Birincisi , bir darbe sonucu
kemik üzerindeki cilt dokusu yaralanır, aynı zamanda kemik de
kırılırsa ; bu açık yaradan mikroplar kemiğe yerleşirler. İkinci yol
bademciklerin, orta kulağın, dişlerin , bogazın , akciğerlerin
iltihablanması sonucu burada bulunan mikroplar kan'a geçip, kan
yoluyla kemiğin zayıf bölgelerine gelir, yerleşirler.
Kemiğe
yerleşen mikroplar , eğer vucut dirençli ve sağlam değilse, burada
çoğalmaya başlarlar. Çoğalırken kemik hücreleri ile beslenirler,
dolayısıyle bu bölgede kemik yavaş yavaş yok edilmeye başlanır.
Kemikte meydana gelen boşluk, cerahatle dolar.Cerahatin içinde
mikroplar, ölü kemik hücreleri, vucudun ve mikropların salgıladığı
sıvı vardır. Boza kıvamında ve renginde olur. Miktarı artınca kemiği
deler ve önce kemik dışına çıkar, sonra cildi de deler ve vucut dışına
akmaya başlar.
Bu devreden
sonra, eğer vucut direnci yükseltilebilir ve mikropların direnci
azaltılabilirse, eriyen mikroplar tarafından çürütülen kemiğin yerine
yeni kemik yapılmaya başlar.Yeni kemik çürümüş kemiğin çevresinde
yapılır.Yeni kemik yapımı tamamlanınca, çürümüş eski kemik vucudun
dışına atılmaya çalışılır. Vucut bunu başarabilmek için önce çürümüş
kemiği parçalayarak küçültür , sonra yeni kemikte ve ciltte açılan
deliklerden küçük parçalar halinde çürümüş kemikler atılmaya başlar.Bu
işlem senelerce, hatta hastanın hayatı boyunca sürebilir. Çürümüş
kemik nekadar büyükse, işlem o kadar uzun sürer.
Mikropların
kemikteki bu macerasının her safhasında, insan vucudunda farklı
belirtiler vardır, ve her safhada yapılması gereken tedavi farklıdır.
Bir tedbir
olarak bademcikler, orta kulak, dişleri , bogaz , akciğerler
iltihabları zamanında tedavi edilmeli, kemik üzerinde bir yaralanma
olduğunda çok temiz pansumanlar yapılmalıdır.
Sayfa
1 -
2