 |
|
 |
 |
HİPERTANSİYON
Kan
basıncının yüksek olması anlamına gelen hipertansiyon bir toplumdaki
her 5-6 erişkin kişinin birisinde görülen önemli bir sağlık sorunudur.
Bu kadar sık ve önemli bir sağlık sorunu olan hipertansiyon konusunda
bildiklerimiz bilmediklerimizden daha azdır. En gelişmiş toplumlarda
bile her 100 hipertansiyon hastasından 90-95'inde belli bir sebep
bulunamamaktadır. Belli bir sebebin tespit edilebildiği %5-10'luk
kesimde ise en sık olarak tespit edilen sebep böbrek hastalıklarıdır.
Bu rakamlarda göstermektedir ki; her hipertansiyon hastasının bir
doktor tarafından değerlendirilmesi ve hipertansiyona yol açması
muhtemel altta yatan hastalık şüphesi olanlarda şüphelenilen sebebe
yönelik ileri tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Ama diğer yandan
da, hastalarımızda sıkça gözlemlediğimiz gibi, belli bir sebebin
saptanamamış olması çok büyük bir talihsizlik gibi değerlendirilip
doktor doktor dolaşmanın bir gereği yoktur.
Hipertansiyonun ortaya çıkmasında çok sayıda faktör sorumlu tutulmuşsa
da muhtemelen en önemlileri genetik faktör ve böbreklerden yetersiz
tuz atılımıdır. Hastanın başka nedenlerle kullanmakta olduğu bazı
ilaçlarda hipertansiyonun ortaya çıkması veya daha da ağırlaşmasında
önemli rol oynayabilir. Özellikle çok yaygın kullanım alanları olan
doğum kontrol hapları, kortizon, soğuk algınlığı ve grip ilaçları,
romatizma ilaçları ve bazı depresyon ilaçlarının tansiyon üzerine
olumsuz etkileri olabildiği akılda tutulmalıdır.
Hipertansiyon böbrek, beyin, göz, kalb ve damar gibi çeşitli
organlarda hasar yapan bir hastalıktır. Bu nedenle hipertansiyon
tedavisinde esas amaç hastanın baş ağrısı, çarpıntı gibi yakınmalarını
gidermenin ötesinde sebep olabildiği diğer organ hasarlarını önlemek
veya geriletmektir.
Hipertansiyonu olan bir hastanın bilmek zorunda olduğu bazı hususlar
vardır ve aşağıda belirtilen bu hususlara uyulması büyük önem taşır :
-
Hipertansiyon ciddi ama tedavi edilebilir bir hastalıktır.
-
Hipertansiyon tedavi edilmezse kalb, böbrek, beyin, göz, damar gibi
organlarda istenmeyen kötü sonuçlara yol açabilir.
-
Hipertansiyon büyük olasılıkla ömür boyu size eşlik edecek, sizinle
arkadaş olacaktır.
-
Tedavisindeki amaç sadece sizi rahatsız eden baş ağrısı, nefes
darlığı, çarpıntı gibi yakınmaları gidermek değil, aynı zamanda
hipertansiyonun çeşitli organlarda yaptığı hasarı önlemek veya
geriletmektir.
-
Hipertansiyon tedavisi genellikle ömür boyu sürer, ilaç kutusu
bitince tansiyon tedaviniz bitmiş demek değildir.
- İlaç
kullanmaya başladıktan sonra tansiyonunuzun normale düşmesi ve
yakınmalarınızın ortadan kalkması nedeniyle ilaç bırakılmamalıdır.
-
Hipertansiyon tedavisinde kullanılan hemen her ilacın bazı yan
etkileri vardır. Bu yan etkilerden bazıları önemsizdir, ilacımızı
kullanmaya devam etmemize engel değildir; bazıları ise ilacın
kesilmesi veya değiştirilmesini gerektirebilir. Bu durumda kendi
kendinize karar vermektense mutlaka doktorunuza danışmanız doğru
olacaktır.
- "Vücut
ilaca alışır, ilaç yan etki yapar, ilaç bağımlılık yapar" türünden
yanlış düşüncelere kapılıp ilaç kullanmaktan uzak durmayın. Size en
büyük zararı kontrolsüz hipertansiyonun vereceğini unutmayın.
-
Hipertansiyon tedavisinde ilaç tedavisinin yanı sıra ilaç dışı
tedavi yöntemleri de büyük önem taşır. İlaç dışı tedavi yöntemi
yalan-yanlış bitki otu vb. kaynatıp içmek veya yemek değildir.
Aşağıda belirtilen ilaç dışı tedavi yöntemlerine gerekli özenin
gösterilmesi kullandığınız ilacın etkinliğini arttırabilir, daha
düşük doz ilaçla tansiyonunuz kontrol altında tutulabilir, hem
günlük dalgalanmaların hem de tansiyonun uzun süreli olumsuz
etkilerinin en aza inmesinde yardımcı olabilir.
- Hasta
kendi sorumluluklarını yerine getirmediği sürece doktor doktor
dolaşmanın bir yararının olmayacağını unutmayın.
- "Ben
yükseldiğini hissediyorum ve o zaman ilacımdan içiyorum" şeklinde
yanlış bir düşünceye kapılmayın. Unutmayın ki hipertansiyon her
zaman sizi baş ağrısı, çarpıntı gibi masum yakınmalarla
uyarmayabilir ve ilk uyarı çok daha ciddi olabilir ve artık tedaviye
başlansa bile çok geçtir.
Sayfa
1 -
2
 | |
 |
 |