Ruh ile beden
bir arada varolmaktadır. Birisinde ortaya çıkan bir rahatsızlık,
öbüründe de sorunlara yol açmaktadır. Bedensel bir hastalık, kişide
ruhsal olarak üzüntü, keder, sıkıntı gibi olumsuz duygulara neden
olur. Psikiyatride, bu duruma genel olarak "uyum bozukluğu" ismi
verilir ve oldukça yaygın olarak görülür. Kanser olduğunu öğrenen bir
insanın kapıldığı derin üzüntüyü, uyku ve iştahındaki bozulmayı, içine
kapanmasını hastalığa karşı gelişen bir uyum bozukluğuna örnek
verebiliriz.
Bedensel
hastalıkların, ruhsal durumu diğer etkileme şekli ise, tamamen
organiktir. Ruh ile beden, işlevsel bir bağla bağlı, beraber çalışan
iki oluşumdur. Herhangi birinde oluşan bir hastalık, diğerinde de
denge bozulmasına ve hatta hastalığa yol açar. Hastalığın vücutta yol
açtığı fiziksel değişiklikler, bu iki sistemi birbirine bağlayan,
beyini parçaları olan korteks ve otonom sinir sistemi dediğimiz,
vücudumuzun idarecileri yoluyla ruhsal bozulmalara da yol açar.
Örneğin, bir şeker hastasının, kan şekeri normal değerlerin üzerine
çıktığında, kişide kökeni organik olan bir sıkıntı hissi ortaya çıkar,
şeker düzeyi normalin 3-4 katının üstüne çıktığında ise kişinin
bilinci bulanmaya, normal olmayan bir uykululuk hali ortaya çıkmaya
başlar. Bu tip etkilenme ise, psikiyatride organik nedene bağlı ruhsal
hastalık olarak adlandırılır. Bu tip ruhsal hastalıklarda ruhsal
durumun düzeltilmesi kadar, organik hastalığında düzeltilmesi
gereklidir. En sık ruhsal hastalığa yol açan tıbbi hastalıklar,
nörolojik hastalıklar(felç,sara gibi), hormonal hastalıklar(goitre
gibi), zehirlenmeler, alkol ve uyuşturucu madde kullanımına bağlı
hastalıklardır.
Toplumdaki
hasta insanlar üzerine yapılan çalışmalarda, ortalama olarak, kanser
hastalarının dörtte birinde, AİDS hastalarının üçte birinde, şeker
hastalarının dörtte birinde kalp damar hastalarının beşte birinde
depresyon tespit edilmiştir. Bu depresyon tablosu, esas bedensel
hastalığın iyileşmesini geciktirmekte, tedavi süresinde ortaya çıkacak
olumsuz olayları arttırmaktadır. Kalp kriziyle hastanede yatan
hastalardan depresyonu olarda ölüm oranı daha yüksektir. Şeker
hastalarında, ruhsal problemler, kan şekerinin alınan ilaçlara rağmen
düzenlenememesine yol açmaktadır. Bedensel hastalığa bağlı ruhsal
hastalığı ortaya çıkan hastaların tedavilerinin psikiyatri ile ortak
sürdürülmesi gerekmektedir. Böylece hastaneye yatış süreleri
kısalmakta, tedavi başarı oranları yükselmektedir.
Bedensel
hastalıklara bağlı ortaya çıkan en yaygın psikiyatrik hastalık,
depresyon olmakla birlikte, farklı belirtiler de görülebilir. Ağır
karaciğer hastalığı olan hastalarda görülen düşünce bozuklukları,
varsanılar, karaciğer biraz düzeldiğinde ortadan kaybolur. Beyninde
sıvı toplanması olan bir insanda ortaya çıkan bunama durumu, fazla
sıvının akışı sağlandığında, iyileşebilir. Bu kişilerin, ağır hastalık
dönemlerinde gösterdikleri davranış ve düşünce bozukluklarının
kontrolü için psikiyatrik tedavi gerekmektedir.
Bedensel
hastalıklara bağlı ruhsal hastalıklar, psikiyatri ile diğer tıbbi
branşların yakın işbirliği gerektiren ve psikiyatrinin akıl hastaları
veya delileri değil, insanların ruh hastalıklarını tedavi eden,
insanın bütünlüğü için çok önemli bir tıp branşı olduğunu gösteren bir
alandır. Kalp krizi geçirip veya mide ameliyatı olup hastaneye yatan
herhangi bir kişinin, tedavi sürecinde psikiyatrinin de bulunması,
gayet sıradan, hatta gerekli bir durumdur