BARSAK
İNFEKSİYONLARI
Barsak
infeksiyonları bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi yakınmalar
ile seyreden klinik tablodur. Bazı durumlarda kramp tarzı karın ağrısı
ve ateş olabilir. Gelişmekte olan ülkelerde barsak infeksiyonları
önemli bir sağlık sorunu olup, çocuk ölümlerinin önemli
nedenlerindendir. Dünyada bir yılda 3-5 milyarı aşan ishal olgusu
meydana gelmekte ve çoğunluğunu çocukların oluşturduğu 5-8 milyon kişi
ishal sonucu gelişen klinik tablolar nedeni ile ölmektedir. Beş yaş
altı çocuklarda bütün ölümlerin yaklaşık %25’inin nedeninin ishalli
hastalıklar olduğu bildirilmektedir. Ülkemizde de 1-5 yaş grubundaki
ölümlerin alt solunum yolları infeksiyonundan sonra ikinci nedeni
ishallere bağlıdır.
Barsak infeksiyonlarının oluşmasında yaş, çevre koşulları, kişisel ve
kültürel alışkanlıklar önemli etkenlerdir.Yoksulluk, kalabalık ve
sağlıksız evlerde yaşama, kanalizasyon sorunu, temiz su eldesinde
güçlük, sağlıklı gıda sağlayamama, eğitimsizlik barsak infeksiyonları
gelişiminde kolaylaştırıcı etkenlerdir. Belirtisiz taşıyıcılar ile
temas edenlerde, kalabalık ve uygunsuz yerlerde yaşayanlarda ve
sağlıksız su kullananlarda yüksek oranda barsak infeksiyonları
görülmektedir. Su dağıtım şebekelerinin ve kanalizasyonların
yetersizliği durumlarında salgınlar olabilmektedir. Bulaşmada
mevsimlerin de etyolojik faktörler yönünden önemi vardır. Sıcak
iklimlerde, yaz aylarında barsak infeksiyonları daha sık
görülmektedir.
İshal başta barsak infeksiyonları olmak üzere değişik nedenlere bağlı
olarak oluşabilen günde üç veya daha fazla sayıda, miktar olarak yaş
ve beslenme faktörlerine bağlı olarak değişmek üzere 200 gramdan fazla
olup,artmış sıvı ve elektrolit kaybına neden olan bir klinik
tablodur.Barsak infeksiyonlarında olguların çoğu kendi kendini
sınırlayıcı olmakla beraber ciddi hastalık tablosu olabilir. Vücuttan
çok miktarda elektrolit ve sıvı kaybı gelişen durumlarda ölüm meydana
gelmektedir.
Barsak
infeksiyonlarının tedavisinde ilk yapılması gereken hastanın su-tuz
eksikliğini gidermektir. Bu amaçla Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği
ORS ( oral rehidratasyon sıvısı ) kullanılabilir. ORS 1 litre suda 3.5
gram sodyum klorid, 2.5 gram sodyum bikrbonat,1.5 gram potasyum klorid
ve 20 gram glikoz içermektedir. Su ve tuz kaybının az olduğu, ishalli
hastalarda genellikle uygun bir diyetle hasta ayaktan tedavi edilir.
İshali olan kimselerin düzelene kadar posasız ve yağsız gıdalar alması
gerekir. Aşırı su ve tuz kaybı, ağır dizanteri halleri,kolera şüphesi
durumlarında hasta mutlaka hastaneye yatırılarak öncelikle kaybedilen
su ve tuzun yerine konması amacı ile serum verilir,daha sonra uygun
ilaçlara başlanır. Antibiyotik tedavisi olguların çoğunda gerekmez,
belirli bakterilerin ( kolera ve basilli dizanteri etkeni gibi )
infeksiyonlarında antibiyotik kullanımı uygundur.
Barsak
infeksiyonlarının önlenmesinde korunma ve kontrol oldukça önmelidir.
Bunun için yapılması gerekenler ise şu şekildedir:
- Temiz su
temini, suların klorlanması, atık giderim sistemlerini de kapsayan
sağlıklı alt yapı tesislerinin olması,içme ve kullanma suyunun
temizliğine dikkat edilmesi;
- Gıda
hijyenine yönelik önlemlerin alınması, gıdaların pişirilmesi ve
saklanması konusunda titizlik gösterilmesi, besinlerin
kontaminasyonunun engellenmesi;
- Kişisel
hijyen kurallarına dikkat edilmesi, el yıkama alışkanlığının
kazanılması;
-
Taşıyıcıların tedavi ve kontrolü;
- Mekanik
taşıyıcılar ile mücadele ( karasinek,hamam böceği );
- Ağız-dışkı
yolu ile bulaşan infeksiyonların bulaşma yolları açısından toplumun
eğitimi.
 |